<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --> Renklerin kaybolmaya yüz tuttuğu, gülümsemenin parayla satıldığı, yeterince...
Rüzgarların sert estiği mevsim gelip çatmıştı kapıya. Böyle zamanlarda insan kabuğundan, kalesinden çıkmaz istemez de, güneşli günlere dair hayaller kurardı ancak. Ya da tam aksine, dışarı çıkıp rüzgara...
kısacık bir andı gözlerinin birbirini yakaladığı..kuşların kondukları ağacın dalından havalandığı, kızıl bir yaprağın dalını terk ettiği kısacık bir an. bir kedi girdiği çöpün kapağını...
Çok uzaklardan gelir gibiydi sesi. Ya kilometrelerce ötede ufacık bi odada kulağa fısıldanmış bir söz gibiydi, ya da yıllar öncesine ait cızırtılı bir bant kaydı,...